Necati Özçimen Sitesi

Necati Özçimen Sitesi  Necati Özçimen Sitesi Necati Özçimen Sitesi
Necati Özçimen Sitesi
Tüp Bebek Kaç Kez Denenir?

Kaç kez tüp bebek yapılabilir?

Tüp bebek tedavi yöntemlerinin kaç defa uygulanabileceğine ilişkin kesin ve belirlenmiş bir rakam mevcut değildir. Tüp bebek tedavi uygulamalarına anne ve baba adaylarının ekonomik gücü ve psikolojik açıdan sağlıkları uygun olduğu sürece aralarında yaklaşık 2-3 aylık süre bulunması şartı ile devam edilebilir.Her tüp bebek tedavi yönteminde umutların azalması ve uzun süren tedavi dönemi anne ve baba adayları için kimi zaman güç ve yıpratıcı bir dönem olabilir. Ancak ümitsizliğe mahal vermeden bu konuda inatçı olmakta yarar vardır. Bunun sebebi ise, her tedavi bir sonra yapılacak olan tedaviye rehber olabilir ve başarıya ulaşılamama sebeplerine göre yeni yöntemler ve yaklaşımlar kararlaştırılabilir. Bu sayede gelecek tedavi için başarı olasılığı bir nebze daha artar.

İlk dört tüp bebek girişiminde başarı olasılığı özellikle daha yüksektir. Sonraki girişimlerde başarı şansı bir nebze de olsa düşebilir. Tekrarlayan tedavilerde başarıya ulaşabilme olasılığını etkileyen etkenler önem teşkil ederi. Bunlar; kadıının yaşı, infertilite yani, kısırlıksebebi ve anne adayının yumurtalık potansiyeli gibi etkenler başarıya ulaşmaya etki eden faktörlerdendir. Diğer tedavi girişimlerinde muhakkak bunlar göz önüne alınmalı ve buna göre bir tedavi planı yapılmalıdır. Bunun yanında, yumurta kalitesi, embriyo gelişimi ve rahim içi tutunma gibi fetkenlerde tüp bebek tedavisindeki başarıyı oldukça etkileyen etkenlerin başında gelir. Bundan sebep ile, tekrarlayan başarısızlığı bulunan anne ve baba adaylarının durumunun tekrar değerlendirilmesi ve ek olarak ayrıntılı bir değerlendirme yapılması başarıya ulaşmak için önem teşkil edecektir.

Bu gibi hallerde, rahim içi yapışıklık, miyom, polip, rahim iç duvarının yetersiz gelişimindeki yetersizlikler, kan pıhtılaşma bozukluğu yani, trombofililer ve anormal immünolojik yanıt; anne ve/veya babadan dolayı olan genetik bozukluklar ve tüplerin içinde sıvı birikmesi yani, hidrosalpenks ve endometriozis gibi etkenler yeni  tedavi girişimleri öncesinde incelenmelidir. Bu gibi etkenlerin yanı sıra, oosit ve embriyo kalitesini arttırıcı bazı ileri teknolojik yöntemlerden de yararlanılması tedavi için uygun olacaktır.

Tüp Bebek Mikroenjeksiyon Farkı

Tüp bebek tedavisinde anne adayından elde edilen yumurta ve baba adayından elde edilen spermin döllenmesini sağlamak içinb iki farklı yöntem bulunur.

Klasik tüp bebek yöntemi: Klasik tüp bebek yöntemin anne adayının yumurtası ile baba adayının spermi laboratuvar ortamında aynı kaba konularak spermin yumurtayı kendi kendine döllemesi beklenir. İnkübatörde yer alan sperm ve yumurta döllenme aşamasında izlenir. Takip esnasında yumurtanın döllenip döllenmediği takip edilir.

Döllenme gerçekleşince, döllenmiş olan yumurtada embriyo oluşması beklenir. Embriyo oluştuktan ve belli bir gelişim aşamasına gelmesinin ardında, yani yaklaşık yumurta toplamadan 2-3 gün sonra kateter aracılığı ile embriyo rahim içine yerleştirilir.

Mikroenjeksiyon (İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI): Bu yöntemde ise klasik tüp bebekten farklı olan nokta, mikroskop altında sperm özel bir alet yardımı ve özel bir teknik aracılığı ile yumurta içine doğrudan enjekte edilerek döllenmesi gerçekleştirilmeye çalışılır. Bu yöntem ilk olarak sperm hareketliliği ve sperm sayısında sorun olan baba adayı etkeni sebebi ile tüp bebek uygulaması yapılan kişiler için yapılmaya başlanmıştır. Ancak daha sonları, klasik tüp bebek yöntemindeki başarıya ulaşamama olasılığını azaltmak için yaygın ve sıkça kullanılan bir yöntem olup çıkmıştır.

Bunun yanında ileri yaş ve yumurta rezervleri azalmış olan anne adaylarında ya da yumurta kabuğunun fazla kalın olduğu durumlarda da kullanılabilen klasik tüp bebekten farklı ve fayda sağlayabilen bir yöntem olmaktadır. Bu yöntem ile elde edilen embriyolarda uygun gelişim esnasına geldiğinde rahim içine yerleşimi yapılır. Klasik tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyo ile mikroenjeksiyonla elde edilen yumurtaların rahim içine tutunmasında fark yoktu. Ancak buna rağmen, mikroenjeksiyonda yumurtanın döllenme şansı daha fazla artmaktadır. Klasik yöntemle kıyaslandığında mikroenjeksiyonda oluşacak bebeklerde herhangi bir anomali riskinde artış fark edilmemiş, tespit edilmemiştir. Bu sebeple kadının ilerlemiş yaşı, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı gibi ek bir sorun bulunmadığı müddetçe mikroenjeksiyon yöntemi kullanıldığında genetik inceleme yapmaya herhangi bir gerek duyulmaz.

Tüp bebek tedavisi çok kez denenebilir. Ancak bunun bir bilimsel sayısı vardır. Bir de bu denemeler hastanın yumurtalık rezervi ile ilgilidir. Şayet kişinin yumurta rezervleri yeterli ise yeteri kadar yumurtası var ise, yaklaşık 6 defa denenmesi önerilir. Ancak çoğunlukla hastalar, bu kadar beklemeye tahammül edemeyebilir ve kısa sürede sonuçlanmasını isteyebilir. Bu sebeple ilk başarısızlıkta vazgeçebilir, denemeyi bırakabilirler.Ancak deneme şansının çok olması, vazgeçmemeleri için bir sebeptir. Şayet ekonomik ve psikolojik durum el veriyor ise 6 defaya kadar deneyebilirler.  Bu oran içerisinde gebeliğin oluşması ihtimaller arasındadır. Ne kadar iyi koşullar sağlanır ise sağlansın, ilk denemelerde gebelikoluşmasını sağlamak mümkün olmayabilmektedir. Bu sebepten ötürü bu alanda yapılan bilimsel çalışmalar göstermektedir ki, ideal deneme sayısı 6 olmaktadır. Bu 6 denemenin sonunda yaklaşık %95’lik oranda bir hasta kısmı, hamile kalabilmektedir.

Paylaş :
Copyright 2013 Tüm Hakkı Saklıdır.